“Gerçek şu ki, Egemen RAB kulu peygamberlere
Sırrını açmadıkça bir şey yapmaz.”
Amos 3:7
Peygamberler Rab için çok önemlidir! Rab planlarını onlara açmadan bir şey yapmadığını söylüyor. Peki peygamberler neden ilk önce dua etmeden ve konuyu Rab’be sunarak son sözünü söylemesini beklemeden birçok şey yapmaya çalışıyorlar? Bunun nedeni iman eksikliği mi, bilgi eksikliği mi yoksa bir saygısızlık mı yapılıyor? Rab’bin tüm çocuklarının Yüce Rab ile yakınlık kurmayı öğrenmeleri gerekiyor (Mezmurlar 25:14). Buna derhal başlamanız ve bir karar vermeden önce, ne kadar basit bir konuyla ilgili olursa olsun her zaman Baba’ya yönelerek ona danışmanız gerekir (Süleyman’ın Özdeyişleri 14:12).
Peygamberlik hizmeti kilise için de son derece önemlidir. Peygamberler sadece Rab’bi dinleyenler değil aynı zamanda mesajı insanlara aktaranlar, kutsallığa çağıranlar ve bunu görevleri olarak yapanlardır. En önemli şey ise peygamberin her zaman Rab’bin yeryüzündeki iyi bir temsilcisi olması gerektiğidir. Ağızlarından çıkanlara ya da davranışlarına dikkat etmeyenler Rab’bin iyi bir tanıklığını veremezler. Kutsal Metinleri hiç açıp okumamış birçok insan Rab’bin kutsallarının yaşamlarına bakarak onun zenginliğini görürler.
Peygamberlik büyük bir sorumluluktur. Bu bölgedeki tüm ailelerin sağlığıyla ilgilenen bir aile doktorunun sorumluluğundan daha büyüktür. Peygamber yaşadığı çağda yaşayan ruhların ve kendisinden sonra gelenlerin sorumluluğunu almıştır. Bu yüzden peygamberin temiz, pak, kutsal olması ve devamlı meshedişle dolu olması gereklidir. Asla Rab’den kopuk kalmamalı, dünyasal şeylerin ya da günahın kendisini kirlettiğini fark ettiğinde bile Rab’den uzak durmamalıdır. Çünkü peygamberler göklerin elçileri olarak yeryüzündedirler.
Görevi gereği peygamber Rab’bin sırlarını bilebilir ve bu yüzden her zaman kulağı Rab’de olmalıdır. Kendisine bildirilenleri duymalı, onları nasıl ve ne zaman başkalarına aktaracağıyla ilgili de Rab’bi dinlemelidir. Peygamberin görevi Rab’bin işiyle ilgilenmektir ve bu yüzden her zaman kendi istekleriyle ya da ödül beklentisiyle değil, Rab’bin yönlendirişiyle hareket etmesi gerekir. Balaam bu konuda bir örnektir. Rab’bin elçisi karşılığında sıkıntı çekmesi ve hatta yaşamını kaybetmesi gerekse bile mesajını ulaştırmalıdır. Her zaman Kutsal Ruh’un yönlendirişinde olmalıdır.
Peygamber Rab’bin hizmetkarıdır ve bu yüzden her zaman Yaratıcımızın ayaklarının dibindedir. Hayatı Rab’bin gözünde son derece değerlidir çünkü herkes; hem kurtulanlar hem de kayıp olanlar onun aracılığıyla mesaj alacaktır. Eğer peygamber dünyasal şeylere kapılırsa hizmetinde başarılı olamaz ya da elde etmesi gereken sonuçları elde edemez (2. Timoteos 2:4).
Rab peygamberleri aracılığıyla çalışır. Tıpkı geçmişte bu göreve çağrılanlar gibi bugün de bu çağrıyı alanlar Rab’bin isteğini yerine getirmekle yükümlüler. Rab istediğinde peygamberler kralları ya da bir hizmette görev alanları azarlayabilir, gelecek bir felaket ya da sıkıntı durumu için insanların gözünü açması ondan istenebilir. Rab çağımızda daha çok peygamber çıkarsın!
İsa’nın sevgisiyle,
Doktor Soares